Size çok önemli bir ilaç tedavisinden bahsedeceğim şimdi. Yeni çıkmış, Amerika'dan ithal... Yok yav şaka şaka, bildiğin Türk malı. Hatta benim malım. Yani ben buldum. Aslında bi çok kişi kendisi bulup uyguluyor bence bu tedaviyi. Tedavinin merkezinde bir hap var. Adı : "Öyle değildir" hapı.
Önce bu tedaviye ihtiyaç duyan hasta grubunu tanımak lâzım.
Eğer çevrenizdeki insanlar sizin fazla kırılgan olduğunuzu düşünüyorsa... Fazlaca kırılıyorsanız sahiden. İnsanları kaba ve anlayışsız buluyorsanız.Sanki yeryüzüne 17. Yüzyıldan koparılıp bodoslama atılmış hissediyorsanuz mesela... Siz incelikler düşünüp dururken maddenin kancasına takılı güruh anlamıyorsa hiç halinizden... Yani böyle Brezilya dizisine düşmüş Nihat Hatipoğlu gibi falansa mesela ruh haliniz... Ohoo... Gelin gelin! Benim icat ettiğim hapı kullanma vaktiniz gelmiş. Gelin de size güzel bir İstiridye tedavisi uygulayalım. Aslında başlığı öyle mi atsaydım acep? İstiridye tedavisi! diye yani. Neyse başlık mühim değil. Tedavi mühim.
O da şöyle... Sabah akşam "öyle değildir" hapı alacaksınız. Gün içinde de alabilirsiniz. Nasıl yani? Yani baktınız etrafınızda sizi kıran bir şeyler oldu. Birileri kuzey batıdan kalp alanınıza kamikazeyle düşer gibi düştü mesela. Yaraladı kalbinizi. Canınız yandı. Hemen bi tane "öyle değildir" hapı yutacaksınız. Şöyle düşüneceksiniz: Bi kere hiç bir şey tamamen göründüğü gibi değildir. Mutlaka sandığımız kadar kötü değildir mevzu. Ama biz negatif görmeye meyilliyiz azıcık insanoğlu olarak diye düşünücez. O zaman meselenin yüzde ellisi çöpe gider. Kalan yüzde elliye bakarsak belki muhatabın bu derece kırıcı olmasında geçmişe dayanan bir mazereti vardır. Başından geçen bir olay ya da yaşadığı kötü bir anı onu böyle davranmaya itmiş olabilir. Kaldı mı geriye yüzde oncuk bir şey. O kadar kusur kadı kızında da olur, benim de böylesi hatalarım olmuştur diye düşünüp o kısmı da kesersek işte meselenin özünde "öyle değildir" sonucunu elde ediyoruz. Niyet okuyuculuk yapmıyoruz. Yani durum ne kadar kötü görünürse görünsün "öyle değildir,ben yanlış anlamışımdır" deyip geçiyoruz sonuç itibariyle. Ay gibi ayan olsa bile her şey, kendimize bakıyoruz. Algımdır önemli olan diyoruz. Ve sağlığımızı koruyoruz. Hem fiziken hem ruhen cillop gibi kalıyoruz.
Umarım anlatabilmişimdir ahali. İstiridye tedavisi budur. Nasıl görürsek öyle olur mantığı yani.
Neyse telefondan yazdım ve acele yazdım. Yazım hatam yoktur inşaallah. Varsa da doktor reçetesini bilirsiniz pek düzen yoktur doktor yazısında o hesap bakıverin.
Ve veee aman haaa! Eğer ihtiyacınız varsa bu gece de hapınızı almadan sakın uyumayın. Unutmayın, "öyle değildir" hapınızı! Sakın sabaha bırakmayın!
Hadi gittim ben! :)
Sevgiler!
Fotoğraf, Çanakkale / Geçen ay çekilen bir kare.






