İnsan yaşı ilerledikçe olmaz denilenlerin olduğunu görüyor. Yapmam dediklerini paşa paşa yaptığını görüyor.Gitmem dediği yerlere tıpış tıpış gittiğini görüyor. Görüyor da görüyor...
Hayatının daha başındayken bıdı bıdı konuşan gençler tanıyorum. Peynir ekmek gibi kullandıkları "asla" ile başlayan cümleleri işitiyorum. Sırıtıyor içimdeki Bilge. Ne kadar bol keseden atıyor gençler bazen. İşin kötüsü nasihat de edemiyorsun çünkü o "asla" ların içinde "Asla başkalarının sözleri ile hareket etmem" muhteviyatlı cümleler de işitmiş oluyorsun.
Gençlere ulaşmanın bir yolu olmalı. Bu dünyanın sürprizlerle dolu bir bahçe olduğunu ve daha gezecek çok fazla köşe bucak olduğunu... Daha bahçenin başındayken gereksiz konuşmanın saçma olduğunu... Tüm bunları anlatabilmenin bir yolu olmalı. Sanat iyi bir yol bence. Sanat iyi... O sebep yazmaya devam...
Son olarak iliştireyim şuraya. Bugün asla yapmam dediğim bir şeyi yaptım ve sonuçtan memnun kaldım. Hatta daha önce niye yapmadım ki diye hayıflandım. Oysa cevap çok basit: "Asla" kelimesini kullandığım için tabiki.
Hadi sevgiler olsun insanlık. Ne yap et ama asla asla deme! ;)
Fotoğraf: Foça, gün doğarken...
