haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2019 Cuma

Çok da kasma...

   Bu hafta sonu eşimin şehir dışında bir planı vardı. Hafta sonumu geçirmek için bir yerlere kapağı atmak istiyordum.Çünkü yalnız kalmak istemiyordu canım.  Ama nereye gidecektim ? 
Bir sürü planlar geçti kafamdan. Alternatifler peşi sıra önümden geldi geçti.
*Bir yandan yeğenim bebişleriyle fotoğraflar atıp duruyordu watsaptan. Allahım şu bebişleri de ne özlüyorum deyip deyip iç geçiriyordum.
*Diğer yandan yeğenlerim ve ablamlarla yazlıkta vakit geçirmek istiyordum ama işte bu hafta sonu eşim olmadığı için yine onları davet edemeyecektim.
*Başka bir yandan da İzmir cayır cayır yanarken yazlık gözümde tütüyordu. Buz gibi balkonunda şükür dakikaları istiyordu canım bi fena... 
Derken dün misafirleri gelecek oldu eşimin. Yazlığa gidelim demişler. Kalktık gittik. Bebişleri gözümde tüten yeğenim de hafta sonunu annesinde geçirmek üzere ablamlara geliyormuş.
Eşim  bu sabah beni ablamlara bıraktı sabah işe dönerken. Ablamlara yeğenim ve bebişleri gelecek ve yarın hep birlikte yazlığa geçiyoruz inşaallah. Fikir eşimden çıktığı için peki dedim ben de.
Böylece üç dileğim de aynı anda gerçekleşmiş oldu şükür.
Yani bu yazıda yazar neyi anlatmayı murad etmiş? 
Senin yaptığın planlar çok da şey değil. Çok kasma o kadar. Sakince tevekkül edersen Mevla sana tüm isteklerini öyle güzel bir ortaya karışık yapar  önüne koyar ki hayran kalırsın yeniden sevgilinin  işine :)
Biri 4 yaşında biri 9 aylık iki minnakla bi hafta sonu beni bekler şimdi inşaallah :)

Güzel hafta sonlarınız olsun ahali! 

Fotoğraf, Beyşehir/ Konya

9 Temmuz 2019 Salı

Bu hafta sonu...

   Dün döndük Anadolu'nun ücrasındaki o güzel köyden. En yüksek tepesinden çektim bu fotoğrafı. Neler öğrendim neler... Neler mi ?

   Eskiden köyün delikanlıları evlenmek istedikleri kızların evine girip saçlarını keserlermiş. Yani bir tutam saçı kesip alıp kaçıyor eleman. Böylelikle kıza şu mesajı veriyor: "Tamam artık sen benimsin. Senin namusun benim elimde." Ya da kız ve kız evi bu mesajı alıyor. Ve bu evlilik mecburen gerçekleşiyor. Burdan bakınca facia değil mi :) Ama o dönem bu çok romantik bir hareket olarak kabul edilirmiş ve kızlar koşa koşa o evliliğe atlarmış :) Bizzat o kızların  birinden dinledim bu hikayeyi. Tabi o kız artık bir nineydi :))

   Dehşetül vahşet lakaplar öğrendim sonra. Yani bunlara artık nasıl lakap denilirse. Daha çok hakaret ya da rencide edici takma isimler gibi geldi bana. Mesela bi tane kadına sürekli "Kemeölüsü" denilirmiş. Keme eşittir bildiğin fare ! :)) Kadın çok çelimsiz ve soluk benizli biriymiş. Bu yüzden ona bu lakabı takmışlar. Bence bunu duyan kadın zaten ruhen öldürülmüş bi yerde :)) Ha bir de "Abdal değneği" demişler birine. Buradaki abdal kelimesi de bildiğimiz manada derviş anlamında değil de safça kişiler için kullanılırmış. Bu adam da kuru yarı esmer biri olduğu için değneğe benzetilmiş garibim. Daha neler neler :)

   Sonra seksen yaşını geçmiş bir nine eşimi karşısına alıp ciddi ciddi akıl verdi :" Bak yavrum bu kızı dizinin dibinden hiç ayırma. Sakın haa çalıştırmaa ! Sürekli cebine parasını koy.Bol bol koy. Koy ki gönlü çalışmaya meyletmesin. Eline elin eli değen ne yapsın eri ?!!" Feministler şahlanırdı herhalde bunları duysa ama bizim için tatlı bir ninenin safça iyilik yapma şekliydi sadece. Güldük geçtik :)

   Ha bi de şunu dinledim. Eskiden köydeki her evin altında birer ahır olurmuş. Yani hayvanların bağlı olduğu bir bölüm. Sabah olunca bu ahırların kapıları ev sahipleri tarafından açılırmış. Ve köyün çobanı bu ahırdan çıkan hayvanları (koyun, keçi, v.s.)  alıp köyün ilerisindeki yeşilliklerde akşama kadar otlatırmış. Akşam olunca ise geri getirdiği hayvanları ahırlara elleriyle bırakmazmış. Her hayvan evin kapısına kendisi gelip bağırırmış ve ev sahibi inip ahırın kapısını açar hayvanını içeri sokarmış. Yani hayvanlar kendileri evlerini bilip önüne gelince sürüden ayrılırlarmış. Tıpkı oyundan eve dönen çocuklar gibi :))

   Güzel bir hafta sonu oldu şükür :) Öğrendiklerimle zenginleştiğimi hissediyorum yine. Bu arada Anadolu kültürünün misafirperverliğine ve ısrarla yedirme geleneğine yine vuruldum istemsiz. Ne temizlik ne duruluk... Ha bir de gece el ayak çekilince köyün ıssız atmosferine bittim. Mis gibi havasına keza aynı saatlerde... Ah dedim yaşanacak yer ! Ben Egeliyim. Bana göre batının ihtiyacı var bu kültüre.
   Eşim sevmiyor ben kadar. Isınmamış hiç o köye. Ailesi o köyde doğup büyümüşler halbuki. Köyde bir sağlık ocağı bile yok. Okul yok. Hiç bir şey yok. Belki de ondan ısınamıyor. Bu yönleri kötü tabi. Ama yine de atmosferinde taşıdığı yalınlık benim içimi ısıtıyor her gidişimde.
   Bi ara ona dönüp şöyle dedim : Belki emekli olunca gelip buraya yerleşiriz, ne dersin ! :)) Bana şöyle dedi :
Bunu yaparsak burada sıkıntıdan seni yer bitiririm herhalde fikir senden çıktığı için :))))

Güzel günler olsun ahali ! Umarım sizin hafta sonu da keyifli geçmiştir. Ben şimdi uzun zamandır yapmadığım bir şey yapıcam ve blogları ziyaret edicem. Çünkü özledimmm ! :)))

Sevgiler !

 




2 Şubat 2019 Cumartesi

Searchıng

   Gün itibariyle attık kendimizi yollara.  Yani bloğumu öylesine tek başına öylesine mahzun bırakmayayım diye yoldan yazıyorum size. Cumartesi geleneğime uyarak film önerisi yapıcam siz sevgili blogcanlarıma :)
Filmimizin adı "Searchıng".  2018 ABD  yapımı,  IMDb si 8.1.  Teknolojinin gelişmesiyle birlikte aile içi iletişimin geldiği noktaya değiniyor ama tek değindiği bu değil aslında. Bu Urla tarafına giden bir hatun kişinin yol koşullarında  dar kapsamda yaptığı bir tanım olabilir sadece. Filmin posterini bile koyamadım farkındaysanız. Ama yine de bloğumu ihmal etmeyişim göz yaşartıcı bir sadakat olsa gerek. (Umarım saçma yazım hatalarım yoktur bu arada :))  
   Vaktiniz varsa izleyin derim.  
Herkeslere sevgiler ve huzurlu mutlu haftasonları dilerim canlar :)  

19 Ocak 2019 Cumartesi

Lunch Box

   Az film paylaşırım ama öz paylaşırım blogcanlarım :)  Bakın bu filmi sakin kafayla bi izleyin bu hafta sonu derim. Nefis bir lezzet bırakıyor insanda.  Günlerce etkisinden kurtulamamıştım. "Önyargılı olmamak" üzere bir kısım var filmde. Otobüs yolculuğunda geçen bir mevzu... Mesela o kısım, her önyargı taşıyacağım vakit gelir neon ışıklarıyla karşımda oynamaya başlar halen :) İzleyince hak vereceksiniz.