7 Mayıs 2019 Salı

İstiridye'den "eski Ramazanlar" mimi !

   Sevgili blogcanlar ! Güzel bir ruh atmosferine girdik Ramazan'la birlikte değil mi... Hani o kafamızda "eski ramazanlar" diye etiketlediğimiz bir dönem var ya. O renkli dönemin kokusu gelip bizi başka alemlere sürüklemiyor mu yine ? Yapıyor. Ramazan, Rabbimizin inananlara ikram ettiği inancımıza özgü güzel bir mevsim.Bize kim olduğumuzu, olmamız gerektiğini, olabildiğimizi hatırlatan altın günlerin mücevher kutusu sevgili Ramazan. Ramazan, geçmişimiz,geleneğimiz ve aslında yetişen nesle onun adına ne verebilirsek biraz da geleceğimiz...

   Dedim ki: Ramazan'la ilgili de bir mim hazırlayayım. Ama akıllı uslu hanım hanımcık hazırlayayım.Çok şamata yapmayayım. Amaç sadece gönüllerin derinlerinde kalmış Ramazan sevinçlerini açığa çıkarmak olsun. Tek tek istiridyelerin sedef kapaklarını açayım. İncileri dereyim. Kimbilir bu güzel manevi mevsime dair ne incelikler ne anılar ne kokular açığa çıkar hayaliyle sizlerin zihinlerine tek tek ziyaretler edeyim.İyi mi dedim bilmem :) İyi olur dilerim :) O vakit gelsin Ramazan mimi ! 

3 Mayıs 2019 Cuma

"Benim babam, benim oğlum"

   Film tavsiyesi yapmayalı da epey olmuş. Neden ? Çünkü şu aralar pek seçici oldum  filmler konusunda. Bir film tavsiyesi alıyorum mesela, açıp konusuna bakıyorum. Sonra önüne ıspanak yemeği konulmuş çocuk gibi bi burun kıvırmalar bi "aman içi boş" ya da "bişey vermez bu adama" gibilerden ön yargılı yaklaşımlar...Ve  izleme kısmına geçemiyorum. İyi bir şey mi bilmem ama zaman kıymetli napayım. 

   Neysem. Geçen akşam tv de gezerken canımm Trt2'de bu filme denk geldik. Canım diyorum çünkü bayılıyorum Trt2'nin şu son haline. Nadiren televizyon izlediğim için eşim kişisi de saygı gösteriyor sağolsun. 

   Aslında pek Japon filmi izlemem. Gerekçem bariz: Karakterleri ayırt edemiyorum. Çünkü hepsi çekik gözlü. Ama bu filmdekiler farklı sınıflara mensup olduklarından çok net seçiliyordu. Bayıldık filme. Cannes fil festivalinden ödülü varmış. Konudan bahsetmeyeyim. Bulun buşurun izleyin işte. Filme ayırdığım her dakikaya değdi onu da diyeyim. Ha bi de Trt 2 filmlerini kaçırmayın. Sonra Edebiyat söyleşileri diye bir programı var onu da keyifle izliyorum. Sanata düşkün insanlara çok şey veriyor bu Trt2. Neyse konu film. Filmin adı da şu : Benim babam, benim oğlum. Bana deseniz ki: Bilge Bilge ! Bu film için tek bir cümle söylemek istesen ne derdin ? En ciddi filozof pozunu takınarak şöyle derdim :" Hopps dedik ! Her şey kan bağı değil. Sevgi diye de bir şey var ! ;)" 

   Keyifli izlemeler, bol sevgiler  :) 

29 Nisan 2019 Pazartesi

Ortaya karışık


#Geçtiğimiz Cuma gecesi harika bir deneyim yaşadım. Onlıne yazarlık kursu almak müthiş bir deneyimdi benim için. Ve kurs alan diğer arkadaşların yazarlık heyecanını görünce yalnız olmadığımı bilmek de çok keyif vericiydi.

#Bu sabah kahvaltıya misafirim vardı, sonra kahveye başka arkadaşım geldi.Güne okuyarak başlamadığım günlerde birden Antartika'ya uçmuşum da o denli gurbette kalmışım hissine giriveriyorum nedense.

#İnsanların havadan sudan sohbet ederken konuyu ısrarla siyasete getirmeye çalışmasından daha itici bir şey var mı şu hayatta ?


# Üst kattaki doktor komşum piyano çalan minnak oğlunun çıkardığı seslerden dolayı bize rahatsızlık verdiklerini düşündüğü için üzüldüğünü söyledi geçen gün. Oysa minnağın çaldığı parçaları keyifle dinliyorum. Günden güne kendini geliştirmesi bana azim konusunda ilham veriyor.Mozart'ın Türk marşını tek çırpıda çalıyor. Ve ben bazen yazarken onun piyanosunun tuşlarından gelen naif notalarla doğaçlama fon müziği kazanıyorum. Bunu komşuma da söyledim. Mutlu oldu.

#Ramazanın yaklaşması bana heyecan veriyor. Bambaşka yaşamak istiyorum bu ramazanı. Bol enerjili. Bol paylaşımlı. Tek saniyesini bile ziyan etmeden. Hadi inşaallah...

#Bez bebek dikmeye başladım. Güzel sonuçlara ulaşırsam eğer paylaşırım bloğumda. Bebeğine sevinçle sarılan minnak kalpleri düşününce heyecanım artıyor.

#Bazı ilişkilerde samimi olabilmek için soğuk nezaketten özenle kaçınmak gerektiğini anladım geçtiğimiz hafta. Soğuk nezaketle yürüyecekse bu gemi, bi yığın adam var diyorsun. Sen acizliğini ve çaresizliğini de adam gibi koyabiliyosan ortaya o zaman benim için özelsin diyorum yani. Ya da tam tersi de geçerli. Sen samimi olmak istediğin birine, rahatça yetersiz olduğun yönleri açıp risk almalısın bazen. Böyle karmaşık şeylere mesai yapmasa beyin cillop olacak bende de. Ah işte genler...

#Ha bi de şunu öğrendim. Asla çok güçlü olduğunu düşünme. Çok fazla güç kaybettiren bir şey bu. Ama güçsüz olduğunu kabul etmek ise tablet tablet vitamine değer bir güç desteği.Yemişim kişisel gelişimcileri. Bu da aklımda olsun.

#Salonumdaki saksılardaki çiçekler, büyürken dikey pozisyon yerine yatay pozisyonu tercih ediyorlar. Böyle saksıların üstünde yayım yayım yayılmış kalanşolarım var. Relax olma konusunda bitkiler ev sahipleri ile senkronize mi yanii ? Bilim bunu açıklasın.

#Yaşadığım şehirde, yani İzmir'de bir kitap gurubu oluşturmak istiyorum. Yani senin gibi okumayı seven insanlarla arada bir buluşup okuduğunuz kitaplar üzerine sohbetler ediyorsunuz. Yeni kitaplardan bahsediliyor filan... Maksat senin gibilerle kaynaşma olsun. Hatta yazma gurupları da kuranlar varmış. Bunu araştırmaya başlıyorum en kısa zamanda.

#Binaların azametli dikey halleri ve de heybetli plaza girişleri içime sıkıntılar bastırıyor.

#Günlerce yazasım gelmesine rağmen şu ana kadar ki hayatımda tek bir yayınevine tek bir satır şey göndermemiş olmam gerçeği hayatımın özeti gibi karşımda durup durur. Seviyorum da çabalamıyorum ben. İnsan, eşya, iş her şey için bu geçerli sanki. Olmaz ki.

#Sosyal medyada canımlı cicimli yazmak samimiyetsizmiş. Bu da acımasız genelleme. Ne diyeyim ben şimdi karşımdaki blogcanın adını bilmiyorsam mesela. "Şşştt" mi diyeyim? "Huu kardeş"mi diyeyim? Tabiki nazikçe canım cicim  filan dicem. Yav zaten babannemin lakabı "Şekerim hacı" ise ben kromozomlarımı nereye kadar zorlayabilirim ki sert ve ketum olsunlar diye ? Hiç zorlayamam valla. Tabiki canım cicim derim. Ay hemen asıp kesmeyin  insanları allaseniz. 

#Bu hafta hastanede kontrollerim cillop gibi geçsin gitsin ve artık kan sulandırıcı iğne kullanmama gerek kalmasın diye dua ediyorum habire. Siz de duama katılın olur mu. Alın işte samimiyet ;)

Bugünkü Amelie kafası tarzı döktürmeler de bu kadar olsun canlar.
Selamette ve sevgide kalınız hepiciğiniz ! :)

Fotoğraf, Kızlarağası hanı, Kemeraltı/ İzmir

Hadi adını andık gücenmesin, şunu dinleyin de gidin ;) 


25 Nisan 2019 Perşembe

Kendim sordum kendim cevapladım :))

Herkeslere şöyle bir "Şşştt ! Bahar geldii!!" kıpraştırması yapmak için hazırladığım İstiridye'den Bahar Mimi sorularım blogcanlar tarafından samimiyetle cevaplandı ve cevaplanmaya da devam ediyor şükür :) 
Bazı blogcanların da "e hadi sen de cevaplasan ya" serzenişlerine karşılık bugün oturup artıkın döktüreyim bendeki cevapları dedim canlar. 

20 Nisan 2019 Cumartesi

Halfeti...

   Ah Halfeti... Nasıl da efsunlu  hislerle beni büyüledin zalimm coğrafya ! Şimdi ben dağlar ardını aşıp nasıl geleyim ki yeniden sana ? 

   

17 Nisan 2019 Çarşamba

11 Nisan 2019 Perşembe

İstiridyeden Bahar mimi !

   
   Merhabalar madem bahar nazlı nazlı geliyor yavaştan. Biz de ona blog dünyası olaraktan bir mimle hoşgeldin diyelim dedim. Yine istiridye miminde olduğu gibi birbirinden egzantirik sorular ve de şaşırtmacalı cevap olasılıklarıyla az daha kan can gelsin sayfalara da dedim ! Dedim de dedim :) O zaman az laf çok iş deyip sorulara geçelim ;)