yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2019 Pazar

İhtiyarlar



    Nerde bir ihtiyar bulsam hazine bulmuş kadar seviniyorum.
Onlarla vakit geçirmenin bir sürü faydası var. Şahsen ben faydasını bolca görenlerdenim.

    Mesela bir tanesi bana eşlerle uzun süren mutlu bir yuvanın sırrı sabırdır demişti.  Bir sabah eşiyle kahvaltı ederlerken başına gelen bir anıyı anlatmıştı sonra. Masadan kalkarken yanlışlıkla ayağına basmış eşinin. Eşi de "Biraz dikkatli olsana! " diye çıkışmış. Ayağında terlik olan hatun terliği eline alıp "sen eşimin ayağına nasıl basarsın! Seni fırlatayım da gör! " Deyip uzağa fırlatmış. Sonra ikisi de gülüşmüşler ve  kahvaltıya devam etmişler. Bu anı aklıma kazılı kaldı yıllarca. 
    Mesela başka biri yemek yaparken iyi bir sonuç almak için kendini yemeğin yerine koymak gerektiğini öğretmişti. Ne kadar nazik davranırsan o kadar lezzetli bir  yemeğin ortaya çıktığını onun yemeklerinden öğrendim. 
    Mesela  bi tanesi de bana bir dua öğretmişti.  Yatarken yapılan bir dua, aynen şöyle :
Allah'ım sağımı nurlandır,
Solunu nurlandır,
Önümü nurlandır,
Arkamı nurlandır,
Üstümü nurlandır,
Altımı nurlandır,
Beni nurlandır,
İmanımı nurlandır.
Amin.
Çok sevmiştim bu duayı. Nur, ışık demek bilirsiniz :)
    Bir tanesine de kırılmıştım evvel zamanlardan birinde. Basıp gitmiştim ortamdan. Akşam olup ışıklar kararınca iki dondurma alıp gelerek benim gönlümü almıştı. Benden yaşlı olmasına rağmen büyük tevazu göstermişti. Tevazuyu öğrendim ondan da.
   İhtiyarlar çoğu zaman güzel insanlar velhasıl.İstisnaları bilmem. Ama hepsinde sayfalar dolusu yaşanmışlık var o kesin.  Yeter ki saygı gösterelim,  arkadaş olmak isteyelim,  yeter ki halini hatırını sorup kapaklarını kaldıralım. Sonra da öğrendiklerimizi de bi güzel arşivleyelim.
Sevgiler herkese :)
Fotoğraf, Çanakkale.

20 Şubat 2019 Çarşamba

İnsan ve çevre

   İzmir'e yeni taşındığım günlerde vaktimin sadece bana ait olmasını sağlamak için bazı kararlar almıştım. Hayatımdaki insan sayısını az tutacaktım. Arkadaşlık adı altında boş muhabbetler angarya görüşmeler gibi vesair şeylerden uzak durulacaktı. Hayatıma mecburi dahil olanların ise (aile gibi yakın komşular gibi...) vaktimi düzenli kullandığımı bilmelerini sağlayacaktım. Yani kulağa çok yabani kararlar gibi gelebilir ama benim için tek önemli olan Mevla'nın rızasına uygun yaşamaktı, ve vaktin gram miktarı dahi ziyanına gönlüm razı değildi.O günlerde böyle düşünüyordum en azından. Hayatımda kuvvetle bağlı olduğum şeyler;  dergilerim, kitaplarım ve kendi tercihlerim doğrultusunda geçirebildiğim vaktim olmuştu sadece. Böyle yaşamak bana iç huzur sağlıyordu. Dingin bir ruh hali ve de bolca neşe.Lakin zaman içinde tuhaf bir şey oldu.

30 Ocak 2019 Çarşamba

Bugünlük böyle

Şu yağmurlu nefis İzmir Çarşambası...  *Bloğuma şakır şakır yazılar döktürebilirdim. 
*Kitabımı elime alıp ruhun derinliklerine yolculuk edebilirdim. 
*İstediğim bir filmi izleyip sinema listemden bir elemanı daha elemiş olabilirdim. 
*Evde yapılacak işlerden birini daha halledip  evcilleşmiş hatun  profiline az daha yaklaşabilirdim. 
*Yazmayı düşündüğüm şeyin taslağına çalışabilirdim. 
*Araştırılacak şeylere bakınıp notlar alabilridim.  
Ama ben ne yapıyorum?  
Genç çıtır yeğenim kişisi misafirimle "Uzay yolculuğu" filmini izleyip,  onun okul hayatına dair yaşadıklarını dinliyorum. Neden?   
Çünkü gençlerin gönlüne girmek önemli ;)  
Yani bu yazının size kattığı şey şu olabilir: Yiyeceğini paylaşmak nasıl kutsalsa bazen vaktini paylaşmak da öyle...  
Huzurlu günler olsun canlar,  yarın size döktürürüm artıkın bol bol.  Bugünlük böyle  ;)  


11 Ocak 2019 Cuma

Kendini bilmek

  40 lı yaşlarda kendini daha iyi tanımış oluyor insan. En azından içine dönüp bakma sıklığı artıyor bu yaşlarda.  
  Bugünlerde iyice farkına vardım ki iki tane hatun kişi var içimde. Biri içine yaşama sevinci kaçınca çılgın halde sevincini dışa vurup heyrecanını paylaşan comcom insanı.  Diğeri ise aklı selim. En eğlenceliyi değil de en doğruyu tercih eden derviş ruhlu hanım nine. 
  İkisi de bazen çizgiyi aşıp kendi uçlarına doğru aşırıya gidince utandırıyor diğerini. İkisinden biri iktidarı ele geçirince vay diğerinin haline.  Ortama gelip baktığında ortalık darmadağın oluyor çoğu zaman. 
  Güzel olan şu ki. Alıştım artık.  Toparlıyorum bi şekilde hamd olsun. Zarar ziyan tespiti yapıp bakıyorum işime. En azından kendini biliyosun yavrum diyorum kendime. O bile,  bunca kaosa mahkum bir devirde nimet şu insanoğluna.