duygusal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duygusal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2019 Çarşamba

Mental kaslar

Bugün 40 lı yaşlardaki  bi arkadaşım dedi ki : "Son 5/6 yıldır artık tahammül sınırlarımın daha da azaldığını hissediyorum. " Neye karşı?  Diye sorduğumda "Her şeye karşı" cevabını aldım. Dedim ki "Çok normal. Kasların zayıflıyor." 
Kol kaslarından bahsetmiyordum. Şunu anlatmak istedim aslında. İnsanlar yaşlandıkça tüm kasları zayıflar. Sadece fiziki kasları değil mental(zihinsel) kasları da... Ve akabinde gelişen,  tahammülsüzlükler, alınganlıklar, geçmişe takılıp kalarak sorgulayışlar, gelecek için daha da kaygılanışlar...  Bunların hepsi tek tek ya da bazen toplu paket halinde hastalıklar olarak yakamıza yapışır.  Bugün sahip olduğumuz çoğu hastalık bu gibi şeylerin tetiklemesiyle can bulmuştur. Doktorlar diyor bunu. Ben değil.  
   Kısaca zihinsel kaslar da en az fiziksel kaslar kadar ilgi ve alakaya muhtaç halde.  Yürüyüşler yapıyoruz,  spor salonlarına yazılıyoruz falan filan pek güzel tamam da...  Zihinsel sağlığı koruyup güçlendiren mental kasları ihmal edersek işlevsiz çürümeye mahkum et yığınları haline geliyoruz. 

    Peki mental kasları nasıl güçlendirebiliriz ? Bu kaslar fiziksel olanlara benzemez. Hatta tam tersi şeylerle güçlenir. Daha çok görünmeyen ama var olduğuna yürekten inandığımız şeylerin beslenmesiyle gelişir. Var edilmiş olmaya şükranla, var edene duyulan saygıyla ve merakla,   yaşama duyulan heyecanla, hayalgücüyle, sevgiyle.. İşte bir sürü gözle görülemeyen şeyle geliştirebiliriz mental kasları.  Üzerine ne kadar düşersek o kadar çalıştırır ve akabinde o kadar da güçleniriz. Böylelikle yılların bizden çalmasına engel olup bir Benjamin Button efsanesi bile olabiliriz :) 

   Anlatacak çok şey var ama hepsi tek günde olmaz malum :) Hem fiziken hem mental olarak sağlıklı sıhhatli günler olsun. 
Sevgiler :) 
Fotoğraf, Bornova/ İzmir.  Önceki geceden...  

25 Ocak 2019 Cuma

Bizim aile

   Babam bizimle yaşıyor.  Annemi kaybettikten bir süre sonra başladı bizle yaşamaya. Baktım geçen gün  televizyonda bu filmi izliyor. Adı "Bizim aile " değil miydi bunun?  Evet öyle olması lazım. Neyse bunu izlerken kıkırdadığını farkedince 80 lik tatlişimin...  "Babacık halen bunları mı izliyosun yaaa! :))  diyemeden yapamadım. Deyiverdim çıktı gitti ağzımdan yani. Gidip yanağından bi öpücük aldım. "Annen çok severdi" dedi.  O an yalnız bırakmak istemedim.  Yanına iliştim,  izlemeye başladım ben de. Sizi temin ederim sadece 5 saniye geçmişti ki...  Hüngür hüngür ağlamaya başlamışım.  Yanımda ukelaa bi genç olsaydı da şöyle deseydi : Bilgecik halen bunlara mı ağlıyon sen yeaa? :))  
Babam gibi sabırlı olabilemezdim herhalde ;)  

   Demek ki neymiş: Büyüklerimizin tercihlerini çok da kurcalamıcakmışız.  Ve de büyük büyük konuşmucakmışız. Az konuşup ciks olcakmışız. 
   Yorguuun bi gün sonu yine dilimizi katlederek  yazdıklarımı okuduğunuz için sağolunuz canlar. Akşama bi kamyon misafirim geliyor. Orta düzey bi Türk hatunu performansı sergilersem ne güzel olur. Hadi inşaallah :)  Az enerji toplayayım diye uzanınca blogcuğumu da ihmal etmeyeyim dedim ;) O gün çektiğim bu fotoyu paylaşıvereyim dedim :)  
Sevgiler selamlar herkeslere ;)