Bugün 40 lı yaşlardaki bi arkadaşım dedi ki : "Son 5/6 yıldır artık tahammül sınırlarımın daha da azaldığını hissediyorum. " Neye karşı? Diye sorduğumda "Her şeye karşı" cevabını aldım. Dedim ki "Çok normal. Kasların zayıflıyor."
Kol kaslarından bahsetmiyordum. Şunu anlatmak istedim aslında. İnsanlar yaşlandıkça tüm kasları zayıflar. Sadece fiziki kasları değil mental(zihinsel) kasları da... Ve akabinde gelişen, tahammülsüzlükler, alınganlıklar, geçmişe takılıp kalarak sorgulayışlar, gelecek için daha da kaygılanışlar... Bunların hepsi tek tek ya da bazen toplu paket halinde hastalıklar olarak yakamıza yapışır. Bugün sahip olduğumuz çoğu hastalık bu gibi şeylerin tetiklemesiyle can bulmuştur. Doktorlar diyor bunu. Ben değil.
Kısaca zihinsel kaslar da en az fiziksel kaslar kadar ilgi ve alakaya muhtaç halde. Yürüyüşler yapıyoruz, spor salonlarına yazılıyoruz falan filan pek güzel tamam da... Zihinsel sağlığı koruyup güçlendiren mental kasları ihmal edersek işlevsiz çürümeye mahkum et yığınları haline geliyoruz.
Peki mental kasları nasıl güçlendirebiliriz ? Bu kaslar fiziksel olanlara benzemez. Hatta tam tersi şeylerle güçlenir. Daha çok görünmeyen ama var olduğuna yürekten inandığımız şeylerin beslenmesiyle gelişir. Var edilmiş olmaya şükranla, var edene duyulan saygıyla ve merakla, yaşama duyulan heyecanla, hayalgücüyle, sevgiyle.. İşte bir sürü gözle görülemeyen şeyle geliştirebiliriz mental kasları. Üzerine ne kadar düşersek o kadar çalıştırır ve akabinde o kadar da güçleniriz. Böylelikle yılların bizden çalmasına engel olup bir Benjamin Button efsanesi bile olabiliriz :)
Anlatacak çok şey var ama hepsi tek günde olmaz malum :) Hem fiziken hem mental olarak sağlıklı sıhhatli günler olsun.
Sevgiler :)
Fotoğraf, Bornova/ İzmir. Önceki geceden...
