izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Şubat 2019 Salı
Adımladığım toprak parçaları... Kemeraltı / İzmir
Bloğumda yeni bir kategori açarak, adımladığım toprak parçalarını arşivlemeye başlıyorum an itibariyle blogcanlarım. Dileyeyim de en güzel halde basılmadık toprak kalmasın şu kategoride.Tefekkürle ve azimle gezilmedik yer kalmasın mottosuyla o halde ;)
24 Ocak 2019 Perşembe
Pakize ile yağmur seyri
Salon penceremin baş köşesinde ufak bir cumhuriyet kuran yaprak güzeli ile yağmuru izliyoruz bu sabah. Adı Pakize. Diyorum ki;
-Yağmur ne güzel dimi Pakize ?"
-Güzel diyor. Ama yağmur altında kalmış çatısızları da düşünmek lazım.
Haklısın diyorum az mahcup.
Sessizlik...
-Şimdi sobası çıtır çıtır yanan evlerde ekmekler kızarıyordur belki o sobaların üstünde. Ah o kokuyu hayal ediyor musun Pakize ?
-Yaa diyor. O sobanın yakacağını kolaylıkla bulmuşlardır umarım. Evet inşaallah diyorum.
Az daha sessizlik...
-Belki diyorum, belki pencere kenarında elinde sıcak çayıyla kitabını okuyan huzurlu insanlar vardır şimdi. Yağmurda kitap okumanın keyfi de bir başkadır ama! derken yüzüme yayılan geniş bir gülümseme... Pakize'nin söze başlamasıyla tuz buz oluyor o gülümseme.
- Şu ev kuşu asosyalleri mi diyosun sen ? Aynı sen gibi işte. İnsan içine karışmayın da okuyun okuyun kadı olcanız bi yerlere !
-Aaa Pakize bi yürü git yaa!! deyip kalkıyorum yanından. Söylene söylene mutfağa çay suyu koymaya gidiyorum. Bitkiyle konuşulur mu be?!
Günaydın olsun canlar ! Yağmurun şükrünü hakkıyla yapalım duasıyla günaydınlar herkeslere :)
4 Ocak 2019 Cuma
Detoks
İzmir'e taşınmadan önce büyük bir arkadaş detoksu yapmaya karar vermiştim. Çünkü Aydın'dayken etrafımda kocaman bir kalabalık vardı. Sıkılmıştım. Sadece öz olanlar kalsın etrafımda demiştim. Aslında ilk bakışta güzel düşünce...
Ama şimdilerde bakıyorum da ne yaparsan yap etrafında tam olarak senin istediğin gibi bir tabakanın oluşmasını sağlamak hiç de kolay değil. Hatta bazen imkânsız. Son üç yıldır bakıyorum da etrafımda toplanan insanlarda hep aynı özellikler... Sanki Mevlanın özellikle söylemek istediği bir şeyi anlayamamışım gibi aynı tiplerle muhatap oluyorum sürekli. Madem değişmeyen şeyler var... O vakit buna karşı koymak yerine bana gönderilene kucak açıp anlamam gereken detayları çözme ve onlardan teoremler oluşturma yolunu seçtim ben de. Kozanın kelebeğe dönüşmesi de böyle bir hikaye değil mi zaten...
Hayat elimizdeki şeylerle güzel. Kucağımızdaki bizim olanlarla hani... Sarılalım onlara. Öğrenelim... O vakit bilgeliğin başı bozuk bir delilikten daha güzel olduğunu fark edebiliriz belki.
Selametler olsun... ❤
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


