Salon penceremin baş köşesinde ufak bir cumhuriyet kuran yaprak güzeli ile yağmuru izliyoruz bu sabah. Adı Pakize. Diyorum ki;
-Yağmur ne güzel dimi Pakize ?"
-Güzel diyor. Ama yağmur altında kalmış çatısızları da düşünmek lazım.
Haklısın diyorum az mahcup.
Sessizlik...
-Şimdi sobası çıtır çıtır yanan evlerde ekmekler kızarıyordur belki o sobaların üstünde. Ah o kokuyu hayal ediyor musun Pakize ?
-Yaa diyor. O sobanın yakacağını kolaylıkla bulmuşlardır umarım. Evet inşaallah diyorum.
Az daha sessizlik...
-Belki diyorum, belki pencere kenarında elinde sıcak çayıyla kitabını okuyan huzurlu insanlar vardır şimdi. Yağmurda kitap okumanın keyfi de bir başkadır ama! derken yüzüme yayılan geniş bir gülümseme... Pakize'nin söze başlamasıyla tuz buz oluyor o gülümseme.
- Şu ev kuşu asosyalleri mi diyosun sen ? Aynı sen gibi işte. İnsan içine karışmayın da okuyun okuyun kadı olcanız bi yerlere !
-Aaa Pakize bi yürü git yaa!! deyip kalkıyorum yanından. Söylene söylene mutfağa çay suyu koymaya gidiyorum. Bitkiyle konuşulur mu be?!
Günaydın olsun canlar ! Yağmurun şükrünü hakkıyla yapalım duasıyla günaydınlar herkeslere :)


