Buraya okunmadığını bile bile yazmak da güzelmiş meğer. Tazekahve' yi yazmaya başladığım ilk dönemler geldi aklıma. O zaman daha bir sevinçle yazıyordum gerçi ama şimdi de bir başka güzel. Dinginlik veriyor ruhuma. Günden güne alışıyorum. Özlemişim...
#
Dün bütün gün minimalizm üzerine konuşmalar dinleyip akşamına da arkadaşlarla "kanaat" üzerine laflamak... Tesadüf müydü bu? Hiç bir şeyin olmadığı gibi hayır tabi ki.
#
İnsan ilişkileri konusunda çok kötüyüm. Dün daha iyi anladım. Sürekli tekrar eden şeylerden dersler çıkarmıyorum. Dersler ve ödevler konusunda ne zaman iyi oldum ki zaten. Bu da böyle...
#
2019' la ilgili meşhuur, kutsaal ve de olmazsa olmaaz "yapılacaklar" listesini dün ben de hazırladım. Aman daa... Uzun vadeli planları her ne kadar sevmesem de niyete akıllı uslu şeyler alıp yol hayali kurmak da güzelmiş. Hadi Bismillah...
#
Dün gece Özden'e üçüncü kez " Sen evlisin değil mi? " diye sordum. Özden arkadaş gurubumdan çok tatlı bir genç bayan. Gözlerinin içi gülüyor her baktığımda. Onu annesini kaybettiği günün ertesi gününde tanımıştım. Hüzünlü buruk ama cıvıl cıvıl bakan aynı gözler... Evet dedi Özden. Daha önceki buluşmalarda da bir kaç kez onunla ilgili sorular sormuştum kendisine. Cevaplamıştı. Evliydi iki çocuğu vardı. Ama her buluşmada bunları yeniden soruyordum. Onun yerine ben olsam bıkardım benden. Ama her seferinde cıvıl cıvıl bakan gözlerle cevapladı sorularımı. "Biliyorum Özden, evlisin ve iki bebeğin var değil mi?" Kafasını salladı ve teşekkür etti. Neden teşekkür etti ki. Ben etmeliydim halbuki ona. Bu kadar sıcak bakışları olduğu için. Ahh... böyle insanları seviyorum.
#
Bütün insanları katışıksız seviyorum. Sorun şu ki sevdiğimi belli ediyorum. Söylüyorum. Artık bunu pek yapmayacağım sanırım. Onlara sorular sorarım sadece belki artık. Özden'e sorduğum gibi.
#
Seni de seviyorum hayat. Klişe bir labirent ya da eğlenceli bir algoritma macerası... Sen her neysen. Güzelsin, nefes almaya ve vermeye değersin... 🍃