Bonesi yamur yumur gözüken bu bayan yazarın adı Ayşe Sevim. Şimdi siz diyeceksiniz ki "Aaa kadının bonesine laf etti !" Yoo valla onun yazılarında kendisiyle geçtiği dalgalara siz şahit olsanız benim yazdığım şeye çoktan gülüp geçeceğini bilirdiniz.
Bana birileri "Hey Bilge Bilge ! Söylesene yeryüzünde yaşayan ve bi asansörün içine 24 saat tıkılıp kalmak isteyebileceğin tek insanoğlu kimdir bu dünyada?!" diye sorsalar kesinlikle onun adını söylerim. Neyse böyle de absürt soru olmaz da... Yani "Sessiz bir köşede saatlerce oturup sohbet etmeyi istediğim bir insan kendisi" diyerekten az önceki uçuk hayali sileyim akıllardan.
Onu instagramda tanıdım. İyiki de tanımışım. O günümüzün çoğu yazarlarının tam aksine, yazarlığı "Temizliğe kendi kapısının önünden başlamak" boyutunda icra eden özel bir sanatçı. Bir çok kitabı var. Çocuklar için de birbirinden zihin açıcı kitapları mevcut. Ayrıca şiirleri... Ahh nefis... Bir de "net yazı" isminde onlıne bir yazarlık atölyesi var. Hem de çok tatliş bir anne bence :) Açın bakın kitaplarına çalışmalarına hangi birini yazayım, google amca diye bir şey var dimi ama. Hem hepsini buraya yığdırırsam sıkılırsınız. Kısaca on parmağı on marifet ama yine de kendini yerden yere vurur durur her seferinde. Bu yüzden beni avladı ya işte. Toplumu öteleyen sanatçı kibri yerine kendi nefsiyle savaşlarını anlatan modern bi Donkişot !
Aaa bu arada instagram şeysinde bi kere olsun yazdığım yorumlara cevap vermişliği yok, hain.Gerçi kimseye pek cevap vermiyor. Eminim veremiyordur. Ama yine de günün birinde tanışırsam ( ki inşaallah) mutlaka bununla ilgili iki çift laf yiyecek benden kaçarı yok.
Şiirilerinden bi kuple ile veda edeyim ve herkeslere güzel Salılar dileyeyim canlar ;)
"yorgunluktan yaratılmış bütün kızlar
kat kat kestirip kuaförde kabuslarını
ay ışığından rujlar sürüyorlar
dünyanın jelatinini açmadan yaşlanıyor hepsi"
